Hukuksal Bakış - FORUM

Tam Versiyon: İş davası - Öncesinde ihtarname
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Herkese sevgiler saygılar..

Müvekkil 7 senedir bir işletmede çalışıyor.. İşletmenin müdürü 01.04.2009 tarihinde sekreterine ÜCRETSİZ İZNE çıkarılacakların listesini veriyor ve sekreter işçileri toplayıp listeyi okuyor.. Listede 15 kişinin ismi var ve listede ismi olan işçiler bu sebeple 02.04.2009 tarihinden itibaren işyerine gitmiyorlar.. Ancak en kıdemli dört işçi 03.04.2009 tarihinde Çalışma ve sosyal güvenlik müdürlüğüne bir dilekçeyle işyerini, kendilerini ücretsiz izne ayırdıklarından bahisle şikayet ediyorlar. İşyeri şikayetten haberi oluyor ve 14.04.2009 tarihinde işyerinden ücretsiz izinle ayrılan 15 işçiye adi mektupla ihtarname gönderiyor. İhtarnamede "02.04.2009-14.04.2009 tarihleri arasında amirlerinizden herhangi bir izin almaksızın veya amirlerinize bilgi vermeksizin işinize gelmediğiniz tespit edilmiştir. Bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir gün içinde işyerinize dönmenizi veya aksi takdirde iş akdinizin iş kanunu 25-2-g bendine göre bildirimsiz ve tazminatsız olarak son verileceğini bildiririz."

Olay yukarıdakilerden ibaret.. Şimdi benim yapmam gereken bu işyerine ihtarname çekmek sanırım.. İhtarnamede ne yazmam gerekiyor ? Ücretsiz izne ayırmak işyerinin yasal hakkı mı ? Elinde buna ilişkin ihtarname örneği olan var mı ?

Kısacası yukarıdaki olay üzerine nasıl bir yol takip etmem lazım. Şimdiden teşekkürler.. Kolay gelsin
birebir örtüşmedese benzer bir davaya bakmıştım.ancak sormak istediğim bir kaç husus var işverenin işe dönün şeklindeki ihtarnamesinin tebliğinden sonra işçiler işe neden dönmemişler?ihtaname ile izne ayrılma tarihi arasında ne kadar fark var?senin talebin sadece ücret mi olacak?
İhtarnamenin bunlara tebliğinden sonra bu işçilerin işe dönmemesinin tek sebebi; işverenlerine artık güvenmemeleri.. Daha önceden de bir kez ücretsiz izne çıkarılmış ve bir ay sonra geri çağrılmış.. Şimdi müvekkil ve üç arkadaşı başka bir işyerinde işe başladılar.. Hatta sigortaları bile yatıyormuş..

İhtarname işçilerin eline 15.04.2009 tarihinde ulaşıyor.. İzne ayrılma tarihi ise 02.04.2009.. Toplamda on dört gün gibi bir fark var..

Benim talebim son aya ait ücret ödenmemiş.. Onlar istenecek ve kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı. Talebimiz sadece ücrete ilişkin.. Yoksa işe geri dönme istemiyoruz.. Çünkü yukarıda söylediğim gibi işçiler daha güvenilir bir yerde işe başlamışlar..

Kolay gelsin..
Benim bilmediğim işveren işçiyi ücretsiz olarak işten çıkarabilir mi .. Daha sonra seni geri alıcaz diyerek,, Eğer öyle bir hakkı yoksa biz haklı durumda oluyoruz.. İşte bu durumları anlatabilecek bir ihtarname gerekiyor bana.. Örnek olan varsa elinde iyi olur.. Sevgiler saygılar
Aşağıdaki kararlara bakılırsa işveren işçiyi işçinin açık bir kabulü olmadan ücretsiz izne ayıramaz.. Ayırırsa işçi lehine haklı nedenle fesih imkanı doğar.. Peki iş davalarında işçi tedbir talep edebilir mi.. Olayımızda işveren limited şirketi.. Durumları iyiymiş ancak her an batabilir.. Bu devirde kimseye güvenmeyeceksin Smile Yani iş davalarında tedbir talebi olabilir mi ? Bu arada kimsenin elinde ihtarname yok mu.. Saygılar..


"Dairemizin uygulamasına göre işverenin işçilerin açık ve zımmi rızaları dışında yaptığı ücretsiz izne çıkarma uygulaması akdin feshi niteliğindedir."
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, T. 10.10.2006, E. 2006/24775 K. 2006/26831

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/1162
K. 2003/11821
T. 23.6.2003

ÖZET : Dava, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerine ilişkindir. İzin dilekçesinde ücretsiz izin sözcükleri bulunmamakta ise de tanıklar bu yönde beyanda bulunmuşlardır. Davacı izinden iki gün sonra da iş akdinin haksız feshi nedeniyle işçilik haklarının tahsili amacıyla icra takibi yapmıştar. İşçinin kabulü olmaksızın ücretsiz izine çıkarılma fesih niteliğindedir. Bu durum karşısında davanın kabulü gerekir

YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/16574
K. 2006/587
T. 19.1.2006

Dosyadaki bilgi belgelerden; 1.4.1987 tarihinden beri aralıksız olarak çalışan davacının 1.7.2003 tarihinde dört ay süre ile ücretsiz izne ayrıldığı, 17.12.2003 de işbaşı yaptıktan sonra ikinci kez 1.1.2004 tarihinde dört ay süre ile ücretsiz izne ayrılmasının işverence kendisine bildirildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, davacı iş akdini ücretsiz izne ayrılmasından itibaren altı iş günü geçtikten sonra 12.1.2004 tarihinde feshettiğinden kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir.

1475 ya da fesih tarihinde yürürlükte olan 4857 sayılı İş yasasında işçinin rızası dışında ücretsiz izin uygulamasına yer verilmiş değildir. Böyle olunca işçiyi rıza dışında ücretsiz izne ayıran davalı işveren 31.12.2003 tarihinde hizmet aktini haksız olarak feshetmiştir. Bundan sonra davacının akti süresinde ya da süresi geçtikten sonra feshetmesinin kıdem tazminatı alacağına bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle kıdem tazminatı alacağının kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
yok mu cevap verecek kendine güvenen biri
bir ihtimal turgay bey olabilir......
Kazım dostum işverenin ücretsiz izne çıkarma eyleminde sekreterin isimleri okuması ile işciler izne ayrılmışlar diyorsun.Sonra da işveren adi mektupla geri çağırmış.Burada bir kurnazlık olabilir.Ancak iş mahkemelerinde işverene görer zayıf ve korumasız olan işci olayları daha kolay ispat edebiliyor.Olayı tanıkla ispat edebilir.Şimdi burada örnek kararlara göre işcinin iş ahdini tek taraflı feshetme hakkı var.Haklı fesihte de her türlü alacağını talep edebilirsin.tedbir olayına gelince önemli iş kazalarında tedbir verilebiliyor.Ancak bu tür alacaklarda tedbir kararı vermez diye düşünüyorum.Hiç başıma gelmedi.Üstad Turgay beyin görüşlerinden istifade etmek isteriz.Bu aralar pek bir yoğun kendisi cevap veremiyor.herhalde...
Turgay abiye ulaşmak zor zaten.. Bir saat önce adliyeden haber geldi turgay abi buralarda diye.. Anında koştum gittim yanına.. Ama ne mümkün öyle detaylı konuşmak.. İki dakika konuşabildim.. Ama yazdığım ihtarnameyi onaylatabildim iki dakikada.. Turgay abi ayrı bir karizma zaten.. Yemin ederim gitsem istanbula, Baki Kuru' yla daha rahat görüşebilirim yaa.. Turgay Balaban ismi zaten marka oldu abi.. Herkes onun peşinde Smile Turgay abimede bu yakışır zaten..

Az önce işçilerle ilgili ihtarnameleri hazırladım.. İş davalarında belli başlı avukatlar tekel olması münasebetiyle işçilerle beraber notere beraber gittim.. Vekaletnameleri aldım ihtarnameleri gönderdim.. Aman ne olur ne olmaz Smile Bu arada istanbulda çok fazla iş davası gördüm ama burada ilk defa geldi.. Hayırlısı bakalım. Bu dava boyunca turgay abinin kapısını çok çalıcam zaten.. İnşallah bıkmaz benden.. Herkese sevgiler.. İyi hafta sonları
eh bunca övgüden sonra yazmak vacip oldu...öncelikle şahsım ile alakalı durumları lütfen abartmayalım...karizmaya gelince ise yarı kel bir adamın ne karizması olabilir ki..Smile

sayın meslektaşım İlyas beyin söylediklerine ilaveten gerek genel mahkemelerde ve gerekse de iş mahkemelerinde açılan tazminat ve alacak davalarında (sadece iş kazası değil) ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Ancak verilen ihtiyati tedbir kararının İİK.nun 100 maddesine göre düzenlenen sıra cetvelinde önceliği olmadığı hukuken sabittir. Bu nedenle yargılama sonucunda takdir edilen bedelin tahsili için İhtiyati Tedbir zımmında İhtiyati haciz talep etmek (HUMK.m.102 vd.) ve davalının mal varlıgına ihtiyati haciz uygulanmasının ve yediemine tesliminin uygun olacagı (infaz mercii icra daireleridir.) davalının (borçlunun) bu durumda mal kaçırması halinde ise İİK 331 maddesine göre Alacaklılarını izrar kastı ile mevcudunu eksiltmekten ötürü ceza davası yolunu da gidilebileceği kanaatndeyim.. İyi çalışmalar dilerim
Referans URL