Hukuksal Bakış - FORUM
Telefon dinlenmesi - Tek başına delil niteliği - Yazdırılabilir Versiyon

+- Hukuksal Bakış - FORUM (http://hukuksalbakis.com/form)
+-- Forum: Forum Yardımı ve Duyurular (/forumdisplay.php?fid=8)
+--- Forum: Hukuksal Tartışmalar (/forumdisplay.php?fid=13)
+--- Konu: Telefon dinlenmesi - Tek başına delil niteliği (/showthread.php?tid=289)


Telefon dinlenmesi - Tek başına delil niteliği - Kazım Sertkaya - 04-23-2009 10:24 AM

Herkese merhaba..

Müvekkilin telefonları savcılıktan alınan izinle dinlenmiş. Müvekkilin yaptığı görüşme tapelerinde şu hususlar tespit edilmiş;

Müvekkil bir şahsa hitaben " bülent sana emanet getirdi mi ? " dediğinde " dün getirdi çok güzel" dediği ve sonrasında " bir tane de bana alsın söyle " dediğinde şahsında " tamam" diyerek cevap verdiği

Yine görüşmelerin birinde bir şahsın kendisine hitaben " öbür taraf yine çakallık yapıyor, vazgeçtiler birader, hani sen bana bir şey lazım olursa haberim olsun dedin ya ben yarın onu senden bir alsam" dediğinde " tamam hadi ararsın " diyerek cevap verdiği..

tespit edilmiş.. Haberiniz vardır bir buçuk sene önce eskişehirde büyük bir çete çökertildi.. Müvekkil akraba olur o yüzden aldım bu işi.. Çete her türlü işi yapıyor.. Yağma, adam kaldırma, yaralama, çek senet vs vs.. Çete çökertildiğinde tam on iki kişi şikayetçi olmuş.. Şikayetçilerin alınan ifadelerinde müvekkilin hiç bir şekilde adı geçmiyor.. Çünkü müvekkil akraba olması sebebiyle baştaki iki kişiyi tanıyor ve bunların kıraathanesine gidiyor ancak olaylarla uzaktan yakından alakası yok.. Onun merakı define aramak Smile Konuşmalarda geçen emanet kelimesi de dedektör için söylenmiş şeyler.. Şimdi biz yok kardeşim silah değildi dedektördü desek o da suç.. Neyse dedektörü emniyet ve savcılık silah olarak algılıyor.. Çeteye silah temin ettiğinden bahisle müvekkil iddianamenin içinde yer alıyor.. Müvekkilin evinde yapılan aramada babadan kalma bir silah ta yakalanıyor beş adet mermisiyle ve bu da olaya tuz biber ekiyor.. Dosya ankara 11 ağır cezada..

Benim sormak istediğim şu.. Müvekkil telefon görüşmelerinde silahı çağrıştıran konuşmalar yapıyor.. Ancak bu konuşmalar ne kadar ciddiye alınır.. Somut bir delil olmadan bu konuşmalar hükme esas teşkil eder mi.. Buradaki ağır ceza hiç affetmiyor diye biliyorum.. Aynı şekilde bu konuyu yusuf yıldırım la da görüştüğümde aynı şeyi dedi.. Aslında somut bir delil le desteklenmediği müddetçe konuşmalar delil olarak dikkate alınmaz ancak uygulamada hakimler serbestçe tayin ediyorlarmış bu durum.. Bu konu hakkında bilgisi olan var mı ? Uygulama ne şekilde ? Elinde yargıtay kararı olan var mı ? Sevgiler saygılar herkese


RE: Telefon dinlenmesi - Tek başına delil niteliği - turgut - 04-23-2009 03:35 PM

Bununla ilgili bir haber;
Telefon Kayıtları Delil Değil
09 Şubat 2009 Yargıtay, "içeriği maddi bulgularla desteklenemeyen telefon kayıtlarını" delil kabul etmedi.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, "içeriği maddi bulgularla desteklenemeyen telefon görüşmelerine dayalı iletişim kayıtlarını" delil kabul etmedi.

Daire, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin altı sanık hakkında, "silah ticareti yapma" suçundan verilen hapis cezasının temyiz istemini görüştü. Daire, sanıklar hakkında verilen hapis cezasını oy çokluğuyla bozdu.

Daire'nin gerekçesinde, sanıkların topluluk oluşturacak boyutta ortaklık ve birlikteliğin bulunduğuna dair "iletişim tutanakları dışında delil bulunmadığı" vurgulandı. Gerekçede, "sanıklarda elde edilen suça konu silah ve mermileri kişisel ihtiyaçları için bulundurduklarına ilişkin savunmalarının aksine, satmak amacıyla edindikleri veya bu amaçla bulundurduklarına dair mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı kanıt olmadığı" belirtildi.

Yakalanan silah sayısına göre alt sınırdan uzaklaşılarak Hüseyin K'nın, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'nun 13/1 maddesi uyarınca, "1 yıldan 3 yıla kadar hapis" ile cezalandırılması istendi.

Gerekçede, sanık Mehmet E'nin de aynı madde uyarınca, Mehmet B'nin ise aynı yasanın 13/3 maddesi uyarınca, "mermilerin pek az sayıda olması veya taşınmasının mahkemece vahim olarak kabul edilmediği durumlarda bir aydan altı aya kadar hapis ve ağır para" ile cezalandırılması gerektiği vurgulandı.

Telefon dinleme

Daire, diğer sanıklar Yaşar A. ve Faruk B. hakkında toplu silah ticareti yapmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarını da inceledi.

Gerekçede, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, "içeriği maddi bulgularla desteklenemeyen telefon görüşmelerine dayalı iletişim kayıtları dışında cezalandırılmalarına yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanıkların üzerlerinde ve evlerinde yapılan aramalarda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraatları yerine ceza tayin edilmesinin bozmayı gerektirdiği" belirtildi.

Diğer sanık Cuma A'nın, "silah ticareti yaptığına yönelik şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği gözetilmeden beraatı yerine mahkumiyetine hükmedilmesi" bozma nedeni sayıldı.

Daire, bu nedenlerle sanıklar Yaşar A, Faruk B. ve Cuma A'nın atılı suçlardan beraatlarına, Mehmet B, Hüseyin K. ve Mehmet E. hakkındaki hükmün bozulmasına oy çokluğuyla karar verdi. Daire, bozma nedenine göre tutuklu sanıklar Yaşar A, Cuma A, Faruk B, Hüseyin K. ve Mehmet E'nin oy birliğiyle tahliyesine hükmetti.


RE: Telefon dinlenmesi - Tek başına delil niteliği - av.nilseli baran - 04-25-2009 10:58 PM

Kazım'cım Turgut arkadaşımızın verdiği yanıt oldukça açık ve yeterli gibime gelmiş olsa da yazmadan duramadım telefon dinleme tedbiri kişilerin özel hayatına bir müdahale olduğu için, kanundaki şartların tamamı oluşmadan uygulanmamalıdır. Telefon dinleme tutanakları maddi delillerle desteklenmediği sürece delil olarak kabul edilemez...


RE: Telefon dinlenmesi - Tek başına delil niteliği - Kazım Sertkaya - 05-01-2009 12:13 PM

Turgut mükemmelsin.. Yargıtayın bu konuda, bu kadar net bir fikir içerisinde olduğunu bilmiyordum.. Süper karar sağolasın.. Bende buna benzer kararlar elime geçtikçe burada yayınlarım.. Çünkü çoğu arkadaşımızın başına gelebilecek bir hukuki durum.. Nilseli vakit ayırdığın için sanada teşekkürler.. Herkese iyi çalışmalar


RE: Telefon dinlenmesi - Tek başına delil niteliği - ENGİN ÇAPAR - 05-01-2009 12:47 PM

Kazım Bey ; Öncelikle işin gerçekten zor. Taraf (Şüpheli) ' lardan birinin akraba olması ; böyle Bir yargılamanın Ankara 11.Ağır Ceza 'da derdest olması ;yargılamanın CMUK'un her maddesine titizlikle riayet etme çabası içersinde olan Ülkemiz yargı organlarınca değerlendirilecek olması. Neyse; çok güncel ve medyatik bir konu ; teknik takibin yorum ve delil gücü. ( Bu arada, bu tarz bir olayda fazla ayrıntıya girmiş gibi misin!Biraz dikkat. )

Suçun telefon yolu ile ikrar edilmesi hali dahi ( Kayseri 2.Ağır Ceza Mhk.'de 16.03.2007 T. - 2006/290 E. - 2007/85 K. kesin kararı var.) Ceza Genel Kurul kararlarına göre, (dinleme kayıtları mahkumiyet için tek başına) yeterli kabul edilmemektedir. Bu anlamda; sadece telefon dinleme kaydı esas alınarak ceza verilemeyeceği yargıtaca benimsenmiştir.

Telekomünikasyon yolu ile iletişimin tespit edilebileceği bilinmekte malum güncel soruşturma kapsamlarından anlayabildiğimiz kadarı ile bu tespitler sırasında da belirli usulsüzlüklere de başvurulmaktadır. Bu yönde eski bir milletvekili olan şahsın da (Emin Şirin) İçişleri Bakanlığı'na karşı açılan bir davası mevcuttur. Bu sebeple; YASAL YOLLA elde edilen görüşme tutanakları hükme esas teşkil edebilmektedir. Tabi ; hâkimin huzurunda olmayan bu ikrar/beyan türü ceza yargılamasındaki bütün deliller gibi yarcıç tarafından takdir olunacaktır. Mahkemece; bu beyanlar ne muteber, ne de böyle bir beyanın kesin delil olduğu söylenebilir.Bu beyanların (İkrarın dahi) sanık aleyhine delil olabilmesi için, CMK gereğince hakim veya Savcı huzurunda veya müdafiinin hazır bulunduðu kollukta yapılması sonrası kovuşturma aşamasında geri alınmaması ve yan delillerde de doğrulanması gerekir.

Yasamıza göre ; gecikmede tehlike olan hallerde bile, savcı veya kolluk sanığı sorguya çekemez. Hazırlık aşamasında henüz sanık sıfatı olmamışken , şüphelinin dinlenmesi "sorgu" olmayıp "ifade" almakdır. Zira; sanık hakkındaki isnadı bu sorgu sırasında öğrenir. Bu anlamda dinleme tutanaklarının kanıt olabilmesi için ikrarın hakim önünde yapılması zorunludur. Yani; Savcı-kolluktaki ikrarı içeren dinleme tutanakları duruşmada kanıt olarak okunamaz ve tek başına da hükme esas alınamaz. Bu itibarla sanık olan yakınının dinleme kayıtlarındaki suçun işlendiği yönündeki beyanları dahi başkaca yan kanıtlarla desteklenmelidir. Özetle ; telefon konuşmaları CMK 213.madde kapsamında yer alan ikrar
nitelik ve gücüne sahip olmadığı , zaten ikrarın dahi tek başına mahkûmiyete esas alınamayacağı , bu ikraraın mutlaka maddi ve yan deliller ile desteklenmesi gerektği yargıtayca belirlenmiştir.

" .. Müvekkil telefon görüşmelerinde silahı çağrıştıran konuşmalar yapıyor. bu konuşmalar ne kadar ciddiye alınır.."
Dinleme kayıtlarında ben bu silahı şunun için aldım, şunu öldürdüm. Böyle bir somut eylem ve silahın kullanıldığı suç teşkil eden olay var mı -Tanık var mı? Soruşturma konusu olay yeri incelemesinde , şüpheli ile ilgili bir parmak izi, suç emaresi birşey bulunmuş mu , bu ve benzeri maddi olgular olumlu değilse şüphelinin anlattığın tarzda gelişen olayda dinlenen telefonda suçu İKRARI DAHİ mahkûmiyete esas alınamayacaktır. Maddi gerçek (adalet) ; seninle , asistlerin benimle olsun .. İyi Çalışmalar . . av.engin çapar